HaberMatik V3.2

logo

Uyuşturucu tehlikesi…

Uyuşturucu tehlikesi…

Uyuşturucu madde kullanımının arttığı bir dönemde yaşıyoruz maalesef. Kullanım oranlarının artması ayrı bir problem ancak bir diğer taraftan henüz kendini, çevresini ve yaşamı bilmeyen tanımayan küçük yaşlardaki çocuklarımız büyük bir tehdit altında.

Problemin büyümesinin ve bizleri dehşete düşürmesinin en büyük nedenlerinden biri de işte bu. Henüz çocuk yaşta dediğimiz kişiler bu batağın içerisine çekiliyor her geçen gün…

Televizyon haberlerinde hemen hemen her gün bu belayı anlatan haberlerle, görüntülerle karşılaşıyoruz.

Zaman zaman tüylerimiz diken diken oluyor. Kendi çocuklarımızı düşünüyoruz. İrkiliyoruz.

Ve gün geçtikçe de tehlikenin büyüdüğünü hissediyoruz.

Yapılan çalışmalar da bunu gösteriyor. Araştırmalara göre uyuşturucuya başlama yaşı giderek düşüyor. Son verilere göre bu yaş 12’ye dayandı.

12 yaş henüz ergenliğe bile girmemiş bir yaşı ifade ediyor. Bu nedenle, bu çocukların kendi tercihleriyle uyuşturucu gibi bir belaya bulaştığını asla iddia edemeyiz.

Bu bakımdan bu yaşlardaki bir çocuğun uyuşturucuya başlamasını büyük oranda sosyal çevreye bağlayabiliriz. İyi anne, iyi baba olabiliriz. Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirebiliriz, ancak onların içerisinde bulunduğu sosyal ortamlar onları değiştirebilir, olumsuz davranışlar yapmaya sevk edebilir. Bu yüzden çocuklarımızın sosyal çevresi, en az çocuklarımız kadar bizleri ilgilendirmelidir.

Yeni yeni kamusal alanlarda sosyalleşmeye başlayan bu yaşlardaki çocukların sosyal çevrelerinin sürekli gözetim altında tutulmasında fayda var.

Ayrıca bu yaşlarda çocukların kimlikleri yeni yeni oluşmaya başladığı için hayatı bir oyun gibi algılama pratikleri devam etmektedir.

O nedenle, yaptıkları davranışların neticelerini çok iyi kestiremezler. Bir macera duygusuyla hareket edebilirler. Bu noktada da en iyi yol gösterici anne ve babalardır.

Ayrıca çocukların mutlu olması, mutlu bir aile ortamında yetişmesi çok önemli. Çocuğun dünyası, uzun bir süre sadece anne ve babasından ibarettir. Bu dünyanın çocuklar açısından sevgi dolu olması çok önemli. Ailesi tarafından sevilmeyen, hor görülen, küçümsenen, dikkate alınmayan çocukların gelişim bozuklukları yaşadığını biliyoruz. Bu nedenle çocuklar, anne ve babasından göremediği sevgiyi başka insanlarda ya da nesnelerde aramaya başlar.

Çocuklarınızı sevmeniz ve başka hiçbir şeye onları mecbur bırakmamanız gerekmektedir.

Uyuşturucu ise bunlar içerisinde en tehlikelisidir.

Elbette adını yeni yeni duyduğumuz, sentetik uyuşturucu maddesi banzainin nispeten ucuz olması nedeniyle kolay edinilebilir olması bu tehdidin düzeyini arttırıyor.

En büyük sorumluluk aileye düşüyor. Çocukların bu konuda bilgilendirilmesi oldukça önemli.

Bunun dışında öğretmenlerimizin de bu konuda çok hassas davranması gerektiğini biliyoruz. Öğretmenlerimizin gözlemleri bu noktada önem taşıyor.

Özellikle okul çağındaki çocukları hedef alan uyuşturucu satıcılarına karşı toplum olarak da çok dikkatli olmamız, karşılaştığımız durumları polis kuvvetlerimize bildirmemiz gerekiyor.

Bu konuda asla ve asla “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı ile yaklaşmamamız gerekiyor.

Özellikle bu konuda uzman kişilerin düzenleyeceği bilgilendirme seminerleri çok olumlu neticeler verebilir.

Bu konunun çok geç olmadan bir farkındalığa dönüşmesi ve azami önlemlerin alınmasını temenni ediyorum.

Selamlarımla…

#

SENDE YORUM YAZ

PAŞA için cevap yazıyorsunuz

#

Uyuşturucu tehlikesi…” için 1 yorum

  1. PAŞA : diyor ki:

    ÖNCELİKLE DUYARLILIĞINIZDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ…TOPLUMUN KANAYAN VE KAN KAYBEDEN EN BÜYÜK YARASINA KARŞI SAVAŞ TEK BAŞINA ELBETTE KAZANILMAZ..BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR …