Anıtlı mahallesinde açılmak istenen 2B grubu mermer ocağı için verilen “ÇED gerekli değildir” kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açıldı.
Mersin Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından açılan davanın dilekçesinde, Anıtlı ve Çamlıpınar mahallelerinde yasal koruma altında yabani ve aşılı zeytinliklerin bulunduğu belirtilerek, yoğun tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü yerleşim alanlarının çok yakınındaki ormanlık alanda açık mermer ocağı işletilmesinin telafisi imkansız zararlara neden olacağı kaydedildi.
RUHSAT SAHASINA YAKIN BAHÇELER VE ARKEOLOJİK SİT ALANI BULUNUYOR
ÇED ve ruhsat sahasına en fazla 200-300 metre uzaklıkta, köylülere ait zeytinlikler, avokado ve badem bahçeleri, evler ve ruhsat sahası içinde kalan Asarkaya mevkiinde 1. derecede arkeolojik sit alanı bulunduğu belirtilen dilekçede, “ÇED sahası içerisinde bulunma ihtimali çok yüksek olan arkeolojik kalıntıların, zarar göreceği kesindir. Bu anlamda da davaya konu ‘’ÇED Gerekli Değildir’’ kararı ve kararın dayanağı olan usulsüz ve yalan-yanlış ifadelerle dolu ÇED raporu hukuka aykırıdır. Bu nedenle davalı tarafın davaya cevaplarını bildirmesi beklenmeksizin yürütmeyi durdurma kararı verilmesini talep ediyoruz” denildi.
KÖYLÜLER GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALABİLİR
Mermer ocağı faaliyete geçerse, Anıtlı ve Çamlıpınar Köyü halkı dahil civardaki köylülerin de üretme ve yaşama şansı kalmayacak, belki de göç etmek zorunda kalacağı vurgulanan dava dilekçesinde şunlar kaydedildi:
“Raporda belirtilenin aksine, davaya konu ruhsat ve ÇED sahası, yerleşim yerleri ile zeytinliklere, tarlalara ve su kaynaklarına çok yakındır. Mermer ocağı, çok dik bir yamacın eteğinde bulunan evlerin, zeytinliklerin, avokado ve muz bahçelerinin ve dahi Anıtlı Köyü’ne su veren deponun hemen üstünde açılacaktır. Bu dik yamaçta mermer ocağı işletilmesi halinde sahadan çıkacak pasa ve hafriyat atıklarının, insanlar, ekili tarlalar, dereler, su deposu ve evler yönünden tehlike yaratacağı kesindir.”
KARARIN İPTALI VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTENDİ
“ÇED Gerekli Değildir” kararına dayanak olan ÇED raporunun yeterli araştırmaya dayanmadan hazırlandığı vurgulanan dilekçede, şu taleplerde bulunuldu:
“1-Raporun yetersiz ve yasalara aykırı olması, raporda belirtilen inceleme, hesaplama ve değerlendirmelerin yanlış olması ve genel kabul görmüş bilimsel tespitlere dayanmaması, projenin çevreye, doğaya ve insan sağlığına olabilecek zararlı etkilerinin gerçekçi ve bilimsel bir şekilde değerlendirilmemesi, maden ve işletme ruhsatlarının da yasal mevzuata uygun biçimde verilmemesi nedeniyle iptaline,
2-Dava konusu ‘’ÇED Gerekli Değildir’’ kararı ile usulsüz biçimde yenilenmiş işletme ve maden ruhsatı gereğince mermer ocağı ruhsat ve ÇED sahasının ilgili firmaya teslim edilmiş olması ve ruhsat sahasına çıkmak için ormanlık alanda yol açılarak sahadaki bitki örtüsünü temizlemek üzere ağaçların kesimine başlanması nedeniyle, telafisi imkansız daha fazla zararın doğmaması adına yürütmenin durdurulmasını talep ederiz.”