Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Sayın Cumhurbaşkanı yeni anayasaya göre kuracağı hükümetlere zorlukları paylaştıracak milli üretici partileri katarsa Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı olmaz. Ama sayın Cumhurbaşkanı bunu yapmazsa bir erken seçim ekonomik zorluklar nedeniyle Türkiye’nin kapısına dayanabilir” dedi.
Perinçek, Ulusal Kanal Anamur Temsilciliği’nin düzenlediği Üretici Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarihi bir fırsat dönemine girdiğini belirterek, “Burada muz üreticilerinin bizlere verdiği müjdeli haberler, yarın Türkiye’nin haberleri olacak. Türkiye, önümüzdeki zamanlarda büyük kararlar verecek. Türkiye bir çözüm sürecinin içine girmiştir ve buradan tarihi fırsatı değerlendirerek, başı dik, bağımsız, üretim ekonomisine geçerek çıkacak” dedi.
“TÜRKİYE ABD’NİN ZİNCİRLERİNİ KIRIYOR”
Türkiye’nin 2014 yılından bu yana yaşanan süreçte PKK’yı hendeklere gömdüğünü, hep birlikte el ele FETÖ darbesini ezdiğini, ABD’nin kurumlara yerleştirdiği FETÖ gladyosunu hapislere tıktığını ifade eden Perinçek, şunları söyledi:
“Fırat Kalkanı Harekatı ile Amerikan koridorunu yardık, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları ile ülkemizin güvenliğini sağladık. Türkiye ABD’nin zincirlerini kırıyor. Bu bize ümit veriyor. Demek ki Türkiye başarabilirmiş, başı dik hareket edebilirmiş.”
“ÖNÜMÜZDE BİR ÜRETİM DEVRİMİ MECBURİYETİ VAR”
Ama önümüzde bir üretim devrimi mecburiyeti var. Siz bunu muz üretiminde halletmişsiniz. Ama Türkiye sadece muz üretmiyor. Buğday üretiyor, sebze ve meyve üretiyor, demir, çelik, bakır üretiyor, makine üretiyor, ara malları üretiyor. Ve Türkiye şu anda 500 milyar dolara dayanan dış borca sahip. Bu çok ağır bir sorun. Bu parayı Türkiye ancak üreterek ödeyebilir. Dış ödemeler açığı gittikçe büyüyor. Türkiye bu çok ciddi bir dış borç baskısı altında. Burada Türkiye mevcut politikalarla bunu başaramayacağı gözüküyor.”
“TÜRKİYE’NİN ÜRETİCİYİ DIŞLAYAN POLİTİKALARLA DEVAM ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Türkiye 1980’lerden itibaren üreticiyi ve küçük esnafı bir kambur ilan ederek dış piyasadan daha ucuza mal getirmeye yöneldi. Gümrük politikalarıyla ithalat arttı, küçük esnaf ve tarım üreticisi azaldı. Bunun yanı sıra kamu iktisadi teşekkülleri özelleştirildi, devlet küçültüldü. Geldiğimiz noktada 500 milyar dolar dış borç, yılda 47 milyar dolar civarında dış ödemeler açığı devam ediyor. Borç artıyor. Türkiye’nin üreticiyi dışlayan politikalarla devam etmesi mümkün değil.
“ÜRETİM DEVRİMİ PROGRAMINI BÜTÜN MİLLETİMİZE İLAN EDECEĞİZ”
Türkiye borç batağından çıkmak için karar verecek. Bu kararı vermediği zaman o borç batağında boğulmak var. Türk milleti boğulmayacağı için burada bir karar verecek ve milli üretici ekonomisini kuracak. Bu ekonominin temel sloganı ‘üretenler baş tacı’dır. 1980’lerden bu yana uygulanan ekonomide baş tacı faizciler, büyük bankalar, sıcak para komisyoncuları, tarikat rantçıları, borsa vurguncularıydı. Geçtiğimiz 39 yılda Türkiye ekonomisinin efendisi olanlar bunlardı. Artık efendinin değişmesi gerekiyor. Yani bizim üreticiyi kambur ilan eden ekonomiden Atatürk’ün ‘köylü milletin efendisidir’ diyen sisteme geçmemiz gerekiyor. Biz bunu ‘üretici devrimi’ başlığıyla sizlere sunduk ve bu kurultaylara başladık. Türkiye’nin her yerinde bu kurultayları gerçekleştirip sizlerin fikirlerini alarak Ankara’da büyük bir kurultayla bu süreci taçlandıracağız ve Üretim Devrimi Programını bütün milletimize ilan edeceğiz. Milletimizi bu temelde seferber edeceğiz.
“TÜRKİYE TASARRUF ETMEZSE 3-5 YIL SONRA MAAŞ ÖDEYEMEZ DURUMA GELEBİLİR”
Türkiye tasarruf etmezse, yani ürettiği ürünlerin bir kısmını yatırıma, fabrika açmaya ayırmazsa, kaynaklarının bir kısmına tarıma yatırım yapmaya ayırmazsa 3-5 sene sonra memuruna maaş veremez duruma gelebilir, işsizlik patlar. Türkiye üretimin yüzde 25’ini yatırıma ayırmalı ve tasarruf etmelidir. Türkiye sanayicisini desteklemeli. Atıl durumdaki makineleri tekrar eğitim sürecine dahil edecek. Yani atıl kapasite harekete geçirilecek. Kaynaklarımız kendi içimizde dönecek, bir cebimizden çıkacak para öbür cebimize girecek. Devlet plan yapacak, bir ülke ekonomisi plansız gelişmez. Bakınız, şu anda 2 milyonun üzerinde konut boş. Konut stoku deniyor, lüzumsuz 2 milyon konut yapılmış. Bir tanesinin maliyetinin 300 bin lira olduğunu düşünürsek toplam değeri 600 milyar lira ediyor. Bu para plansız hareket edilmesi nedeniyle bir anlamda çöpe atılmış. Bu parayla tarım, sanayi desteklense, fabrikalar açılsa iş sahası açılsa Türkiye uçardı. Plansızlık bizi mahvediyor, onun için plan yapacağız ve elimizdeki kaynaklarla nereye yatırım yapacağımızı planlayacağız. Yılda 19 milyar dolarlık motorlu taşıt alıyoruz, 9 milyar dolarlık cep telefonu alıyoruz, bunları içeride üreteceğiz.
“TÜRKİYE’NİN SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ YAPMASI ÖNEMLİDİR”
Dış siyasetimizi de ekonomik gelişme ve üretim devrimi siyasetiyle yürütmeliyiz. Türkiye’nin komşularıyla işbirliği yapması, Suriye ile işbirliği yapması hem ekonomisi bakımından önemlidir hem de Doğu Akdeniz’e sınırı olan bir Suriye var. ABD ve İsrail, Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den tehdit ediyor, yani sizin bu kıyılarınızda ABD ve İsrail namluları buraya dönmüş, tatbikatlar yapıyor. Bu tehditlere karşı Suriye bizim müttefikimiz, dostumuzdur. Aynı zamanda Suriye’nin terörden temizlenmesi, ülkemizdeki 4 milyon Suriyeli sığınmacının evlerine dönmeleri, Türkiye’nin bu açıdan ferahlaması bakımından Suriye dostluğu bizim için çok önemli. Aynı şekilde Rusya ve Çin’le olan ilişkilerimizi sağlıklı bir şekilde götüreceğiz. Bu açıdan Türkiye’nin önündeki zorlukları yenecek hem ekonomide, hem dış siyasette hem güvenlikte eşgüdüm halinde politikaları yürütecek bir hükumetin oluşturulması temel meseledir.
“ABD’YE KİM KAFA TUTARSA ONLAR İKTİDAR OLACAK”
Belki Anamur’da çok hissetmiyoruz ama Türkiye’nin önünde zorluklar var. O zorluklar güvenlikle, eğitimle, sağlıkla, ulaşımla ilgili olduğu için en sonunda gelir size de dokunur. Dokunmasa bile, bu topraklarda yaşayan vatanseverler olarak bu zorlukları hepimiz paylaşacağız ve bu zorlukları yenecek bir hükumet kurmamız lazım. Türkiye’yi güçlü hükumet, güçlü devlet lazım. Toplumda disiplin lazım. Onun için tek başına bir parti değil, üreticiden yana olan milli olan, üreticilerin milli hükumetinde birleşebilecek partileri, zorlukları yenmede el ele verecek partileri birleştireceğiz. O zorluklar başımıza büyük felaketler getirmeden önceden tedbirimizi alarak üreticilerin milli hükumetini kuracağız. Kul dara düşmeyince hızır yetişmez. Türkiye’nin sorunları var, Türkiye sıkıştı ama hızır yetişecek. Hızır kim? Hızır, Türk Milleti’dir. Karamsar değiliz, Türkiye buradan büyük çözümle çıkacak. Artık ABD, Türkiye’ye müdahale edemiyor, iktidarları belirleyemiyor. Partiler gidip ABD’den ruhsat alarak, icazet alarak iktidara gelemez artık Türkiye’de. ABD’ye kim kafa tutarsa onlar iktidar olacak. Kim üreticiden yana olursa, milli olursa onlar hükumet kuracak.
“TÜRKİYE, ASYA’DAKİ YERİNE YERLEŞİYOR”
Türkiye artık özgürleşmiştir ve özgürleşen Türkiye ABD’nin dayattığı ekonomik programlardan çıkacaktır. Türkiye Antlantik sisteminden ayrılıyor ve Asya’daki yerine yerleşiyor. Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin, komşularımız Suriye, Irak, İran, Rusya, uzakta Çin ve Hindistan ile ilişkilerimiz artıyor. Atlantik ve ABD’nin bize dayattığı programlardan çıkıyor. Onun için bu fırsat döneminden Türkiye hepimizin gayretiyle büyük bir çözümle çıkacaktır.”
“ERKEN SEÇİM KAPIYA DAYANABİLİR”
Perinçek, erken seçimle ilgili düşüncesinin sorulması üzerine de şunları söyledi:
“Türkiye’nin önünde büyük zorluklar var. İflaslar var, kapanan fabrikalar var. Bu büyük zorların üstesinden gelecek bir hükumeti oluşturma problemi var. Sayın Cumhurbaşkanı sanırım bunu gördüğü için Türkiye İttifakı’ndan söz etti, milli seferberlikten söz etti. Demek ki milli seferberlikle çözeceğimiz problemler, Türkiye İttifakı ile ulaşacağımız hedefler var. Bu aynı zamanda bir hükumet formülüdür. Yani Türkiye’nin zorluklarını yalnız çiftçinin, üreticinin sırtına değil, toplumun bütün kesimlerine paylaştıracak bir hükumet olması lazım. Bu hükumet de saygınlığı, otoritesi kabul edilen bir hükumet olmalı ki o zorlukları paylaştırabilsin. O nedenle önümüzde Türkiye’nin tek başına bir partinin yönettiği değil, üreticilerin milli hükumeti diyeceğimiz, üreticilere dayanan bir hükumet problemi ortaya çıkacak, o gözüküyor. Sayın Cumhurbaşkanı bunu bugünden görür, yeni anayasaya göre kuracağı hükumetlere zorlukları paylaştıracak milli üretici partileri katarsa Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı olmaz. Ama sayın Cumhurbaşkanı bunu yapmazsa bir erken seçim ekonomik zorluklar nedeniyle Türkiye’nin kapısına dayanabilir.”
KİTAPLARINI İMZALADI
Vatan Partisi İl Başkanı Lerzan Özgenç’in de eşlik ettiği Perinçek, kurultayın sonunda katılımcılara kitaplarını imzaladı.