HaberMatik V3.2

logo

Önce insan olmak lazım

Günümüzde elbette makam ve mevki insanların daha rahat bir yaşama kavuşmaları açısından oldukça önemlidir.

Çevremize baktığımız zaman makam ve mevki sahibi insanlara saygı duyarız, onları el üstünde tutarız, saygıda kusur etmeyiz.

Çünkü her mevkinin ya da makamın kendine göre bir ağırlığı vardır, ve o makamı doldurmak hiç de kolay olmadığı için bizde saygı uyandırır.

Makam ve mevki sahibi olmak, yani toplum içerisinde iyi konumlara gelmek insanları küçümsemek, hor görmek, onlara hakimiyet kurmak için değil; insanlara hizmet etmek, ihtiyaç duydukları yardımları ulaştırmak için önem taşımaktadır.

Yoksa taşıdığı makamın hakkını vermeyen, insanları küçük gören bazı makam sahipleri gibi sahip olduğu makamın altında ezilen, makamını insanlar için değil de kendisi için kullanan insanlardan olmamak gerekmektedir.

Bu kişiler de çoğunlukla makamları nedeniyle çevreden saygı görürler ancak, insanlıkları her zaman için tartışma konusudur.

Bu nedenle her şeyden önce insan olmak gerekmektedir.

İnsan olmayan, insani değerlerini kaybeden kişiler için sahip oldukları makamlardan kimseye fayda gelmez, başta da o makam sahiplerine…

Makam ve mevki hırsı insanları o kadar etkisi altına almıştır ki bununla ilgili çok sayıda siyasetçi ve düşünür tarafından özlü sözler söylenmiştir. Bunlardan bir kaçını sizinle paylaşalım;

Mesela Konfüçyüs şöyle söylemiş; “Yüksek bir makama sahip olmadığından dolayı telaşlanma, asıl o mevkiye layık olup olmayacağından dolayı endişe et.”

Mevlana ise; “Bilgisizlerin geçtikleri mevkiye yaptığı fenalığı, yüzlerce aslan bir araya gelse yapamaz” diyerek bilgisiz insanların hak etmeden sahip oldukları makam ve mevkiye ne kadar zararlı olduğunu ifade eder.

Mesela Tagore ise “Bir insanı tanımak istiyorsanız onu büyük bir mevkiye geçiriniz” diyerek mevkinin insanın gerçek kişiliğini açığa çıkarması bakımından ne kadar önemli olduğunu vurgular.

Bir insan eğer gerçekten hak etmediği bir mevkinin peşinden koşuyorsa, o kişinin yapacaklarından ve yapabileceklerinden endişe etmemiz gerekmektedir.

Bu kişiler hak etmeden, çaba göstermeden bu makamlara sahip oldukları için, bu makamı kötüye kullanabilirler. Bu makamlardan haksız kazanç sağlayabilirler.

Ya da makamın kendilerine verdiği güçle insanları hakir görebilirler.

Ancak her şey gibi makamlar da gelip geçicidir. Bunun farkında olmak lazım. İşte bu nedenle makamın hırsına kapılmamalı, insanlığımızdan, değerlerimizden ödün vermemeliyiz.

Bir de talip olduğu makamın gücüne şimdiden kapılan insanlar var ki, daha şimdiden o makama sahip olduklarında makamının gücünü nasıl kullanacağına dair çok ciddi ipuçları sunuyor.

Onlara ve bilhassa onları seçecek olanlara aman dikkat diyorum.

Başka da bir şey diyemiyorum.

 

#

SENDE YORUM YAZ