HaberMatik V3.2

logo

Engelli olmak tüm zamanların ve toplumların değişmez bir gerçeğidir

Engelli olmak tüm zamanların ve toplumların değişmez bir gerçeğidir

www.anamurgundem.com.tr001Engelli olmak tüm zamanların ve toplumların değişmez bir gerçeğidir.

Dünya üzerinde en az 1 milyar kişi,  ülkemizde ise yaklaşık 8.5 milyon yurttaşımız engelli olarak yaşamaktadır.

Ancak engelli olmak, sadece engellilerin ve ailelerinin içinde bulunduğu bir sorun değil, sosyal boyutlarıyla tüm toplumu yakından ilgilendiren bir konudur.

Engelli yurttaşlarımızın hayatın her alanında yer alabilmeleri ve toplumsal hayata katılımlarının önündeki engelleri kaldırmak ve bunun için “hak temelli” bakış açısıyla yapılacak çalışmalar çok önemlidir.

Ancak günümüzde engellilere yönelik uygulamaların “hak” değil, “lütuf” olarak gördüğü ülkemizde, engellilerin eşit yurttaş olarak ekonomik, sosyal ve siyasal hayata katıldıklarını söyleyebilmek çok zordur.

Zihniyet dönüşümünü gerektiren böylesi bir konuda iktidarın alacağı çok uzun bir yol olduğu açıktır.

“Yaptım oldu” anlayışıyla çoğunluğuna güvenerek yasaları bir bir TBMM’den geçiren AKP; 12 yıllık süre içinde engelli yurttaşlarımızın talepleri için sadece göz boyamakla günlerini geçirmiştir.

Sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, istihdam, politik haklar, sosyal yaşama katılım gibi pek çok alanda sorun ve sıkıntı içinde olan engellilerin talepleri AKP iktidarı tarafından hep göz ardı edilmiştir.

Örneğin kamuda yaklaşık 25 bin engelli açığı olmasına ve mevzuatta kamuda toplam çalışan memur sayınının yüzde 3 oranında “engelli memur çalıştırılması zorunluluğu” var iken iktidar bu hükmü bile ısrarla görmezden gelmektedir.

En temel haklardan biri olan çalışma hayatından koparılan engelliler,  adeta ikinci sınıf insan muamelesi görmekte deyim yerindeyse “yok muamelesi” görmektedirler.

Ancak engellilerin hak temelli taleplerine sırtını dönen bu iktidar, kendi talan, rüşvet ve vurgun düzenini devam ettirmekte hiçbir beis görmemiştir.

Engelli olmak ayıp değildir.

En büyük ayıp onları toplumun dışına iten, toplumla bağlarını koparan “sizi insan yerine koyduk, görmediğin halde sana iş veriyoruz” diyerek engelli yurttaşlarımıza yönelik vicdanları sızlatan bir yaklaşımın sergilendiği anlayışın ta kendisidir.

Engeller aşılmak için vardır.

Asıl önemli olan onları anlamaya çalışmak, önlerindeki engelleri aşmalarında destek olmak ve üzerimize düşen sorumlulukla hareket etmektir.

Ayrımcılık ve ötekileştirmek yerine tüm yurttaşlarımız için eşit ve hak temeli bir düzenin kurulmasının zamanı artık gelmiştir.  Şimdi eşitlik temelinde tüm hakların daha güzel bir dünya için engelleri gerçekten aşma zamanıdır.

Elele ve yürek yüreğe yeni bir dünyayı kuracağımıza olan inancımla, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde zor şartlar altında hayata sıkı sıkıya sarılan, yaşama sevincini bir an bile kaybetmeyen tüm engelli yurttaşlarımıza, ailelerine sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

 

#

SENDE YORUM YAZ